SOSYOLOJİ

Sosyoloji Konferansları 9 Gerçekleşti!

29.11.2022

Sosyoloji Konferanslarının dokuzuncu serisinde Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdülkerim Sönmez’den iyi bir ampirik araştırma tasarımının nasıl inşa edilebileceğini dinledik. Doç. Dr. Sönmez konuşmasına sosyal bilimcilerin nitelikli bir çalışma yapmak gibi ahlaki bir mecburiyetinin bulunduğu ifadesi ile başladıktan sonra bir araştırmacının araştırma yapmaya yöneldiğinde karşılaştığı 3 aşamadan bahsetti. Bu aşamalar; araştırmanın tasarımı, uygulaması ve değerlendirilmesi aşamasıdır. Seminerin amacına uygun olarak genel anlamda üzerinde durulan aşama ise tasarım aşamasının nasıl yapılması gerektiği olmuştur.

Tasarım aşaması bir araştırmacı için oldukça önemlidir; çünkü bu aşamada bir sorunun meydana gelmesi ve çözülememesi sonraki aşamasının uygun bir şekilde ilerleyemeyeceği anlamına gelmektedir. Bu anlamda bir araştırmanın nitel ya da nicel yöntemle yapılıp yapılmayacağına karar vermeden önce belirlenmesi gereken asıl mesele, “araştırmacının derdini” tarif etmesinin gerekliliği olup, bunu tarif etmek yapılması en zor aşama olarak karşımıza çıkmaktadır. Araştırmacının tarifi en iyi şekilde yapmasının bir sonucu olarak literatürdeki boşluk doldurulur. Dolayısıyla bu sayede ancak asıl hedefe ulaşılır. Bu anlamda Sönmez’e göre, karşımıza çıkan en önemli durum en baştan araştırmayı bir perspektife dayandırmamaktır. Araştırmayı bir perspektife dayandırmak, araştırma sorusunu yanlı olarak bir yere evriltmek anlamına gelmekte ve bu durum, soruna teşhis koymaktan ileriye gitmemektedir. Bu bağlam içerisinde Abdülkerim Hoca konuşmasına, araştırmayı kuram-güdümlü araştırma ve sorun-güdümlü araştırma olmak üzere ikiye ayırarak devam etmiştir.

Kuram güdümlü araştırmanın çeşitli dezavantajları bulunmaktadır. Kuram-güdümlü araştırma, belli bir bilgi açığını giderme çabasında olarak belli bir yaklaşımı ya da kuramı, ona eşlik eden varsayımları, kavramsal araçları ve epistemik başarı ölçülerini kendileri hakkında sorgulama yapmaya gerek olmayan bir kıstas olarak alır. Yapılan işlemin aslı, bilgi açığı olarak ifade edilmiş olan hususun mevcut bilgi bünyesi içinde cevabının ne olduğunu ortaya koymaktır. Dolayısıyla bu durum teşhisten öteye gitmemeye yol açmaktadır. Sorun-güdümlü bir ampirik araştırmada ise, sorunun tarifi, aynı konuya dahil edilen kuramlar ve/veya diğer bilgiler-inançlar arasındaki ihtilafların neler olduklarının incelenmesi ve bu suretle bilgi açığının doğasının tespit edilmesinden hareket etmeyi gerektirir. Bu tür bir ampirik araştırmada kuramlardan hareket edilmez. Araştırma sonucunda kendilerinin yeterlilikleri/yetersizlikleri hakkında karar verilir. Bu anlamda iyi bir ampirik araştırma için kuramdan hareket etmek yerine sorundan hareket etmek önemlidir.

Sönmez son olarak iyi bir ampirik araştırma yapabilmek için birtakım önerilerde bulunmuştur. Bunlar amacın farkında olmak, en başta birincil veri kaynaklarından hareket etmek ve sonrasında birden fazla bilgi kaynağına başvurmak, birden fazla etkenin etkilerini olabildiğince fark edebilmek, sebepler ile sonuçlar arasındaki gerçekliği görebilmek, aynı şeyi birden fazla bakış açısından ve örnekten görebilmek, aynı şeyi zıddı ile karşılaştırmak ve araştırma sonunda yeni keşifler yapmaya imkân tanımaktır.

Doç. Dr. Abdulkerim Sönmez Hocamız sunumunu, iyi bir ampirik araştırma yapabilmek için katılımcılara önerilerde bulunduktan sonra bitirmiş ve soru cevap bölümünden sonra program bölüm başkanımız Prof. Dr. Lütfi Sunar’ın kapanışı gerçekleştirmesiyle sonlanmıştır.